“Führer” Trump dünyaya ve işçi sınıfına savaş ilan etti
Trump'ın göreve geldiği 20 Ocak 2025’in asıl önemi, Amerikan tarihinde emsali görülmemiş büyüklük ve yoğunlukta, önlenemez bir sınıf çatışması dönemini başlatmış olmasıdır.
Trump'ın göreve geldiği 20 Ocak 2025’in asıl önemi, Amerikan tarihinde emsali görülmemiş büyüklük ve yoğunlukta, önlenemez bir sınıf çatışması dönemini başlatmış olmasıdır.
Uluslararası Marksist Eğilim’in (IMT) halefi olan Devrimci Komünist Enternasyonal’in (RCI) lideri Woods, Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından, örgütünün umursamaz ve anti-Marksist yönelimini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bir makale yayımladı.
Trump’ın ticaret savaşı önlemlerini uygulaması, ABD emperyalizminin Çin’e yönelik ekonomik, diplomatik ve askeri-stratejik saldırısını yoğunlaştırmasının yanı sıra, Kuzey Amerika ve dünya ekonomisini sarsacaktır.
Demokratların öncelikli kaygısı Trump’ın otoriter planları değil, Biden yönetiminin temel emperyalist hedefi olan Ukrayna’da Rusya’ya karşı savaşın devamlılığını sağlamaktır.
Sosyalist Eşitlik Partisi'nin ev sahipliğinde 10 Kasım'da düzenlenen çevrimiçi toplantıda Trump'ın zaferinin nedenleri ve sonuçları analiz edildi ve işçi sınıfının mücadele etmesi için siyasi bir strateji geliştirildi.
Kritik görev, sosyalist bir program temelinde işçi sınıfının bağımsız bir siyasi hareketinin geliştirilmesidir. Demokratik Parti Trump’a teslim olmuştur. Ancak işçi sınıfının, polis devleti kurmaya yönelik planlara karşı direnişi büyüyecektir.
Trump, siyasi zaferini Demokratik Parti’nin iflasına borçludur. Demokratik Parti’nin varlıklı orta sınıfın kimlik siyasetine saplantısı, enflasyonun işçilerin yaşam standartları üzerindeki yıkıcı etkisine karşı kibirli kayıtsızlığı ve Ukrayna’daki savaşa ve Gazze’deki soykırıma verdiği amansız destek, seçim bozgununa zemin hazırlamıştır.
Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazandığı neredeyse kesinleşmiş durumda. Bu Trump’ın başarısından çok Demokratik Parti’nin bozguna uğramasının bir sonucudur.
Seçimin sonucu ne olursa olsun, Amerika Birleşik Devletleri sert sınıf çatışmalarının yaşanacağı bir gelecekle karşı karşıyadır. Faşizmin ve savaşın dehşetine karşı mücadele açık ve ileri görüşlü bir sosyalist perspektif gerektirmektedir.
Adaylardan biri faşizmi teşvik ederken, diğeri savaş ve soykırıma destek içeren bir program temelinde yarışıyor. Bu koşullarda, seçim büyük ve küçük kötülükler arasında değil, felakete giden iki yol arasındadır.
Sosyalist Eşitlik Partisi'nin (ABD) Sekizinci Kongresi'nde SEP'in ulusal başkanı David North tarafından sunulan açılış raporunu yayınlıyoruz. Kongre 4-9 Ağustos 2024 tarihleri arasında düzenlendi.
Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (ABD) Sekizinci Ulusal Kongresi’nde kabul edilen aşağıdaki karar, dünya çapında işçilerin ve gençlerin dikkatle incelemesi gereken bir dokümandır.
Trump ile Harris arasında yapılan münazaradaki bayağı gösteri, olağanüstü kriz içindeki bir siyasi sisteme ayna tuttu. Trump’ın çılgın saçmalıkları ile savaş çığırtkanı Harris’in gerici basmakalıp sözleri arasındaki tartışma, Amerikan kapitalizminin vahşi yüzünü ortaya koydu.
Başarılı bir imza kampanyası sonucunda Joseph Kishore ve Jerry White 5 Kasım'daki oy pusulasında başkan ve başkan yardımcısı olarak yer alacaklar.
SEP destekçileri Washington eyaleti genelinde üç ay süren bir kampanya boyunca 1.395 imza toplayarak Kishore ve White’ın oy pusulasında yer alması için gereken 1.000 imzanın çok üzerine çıktılar.
Kampanyayı yürütenler, on binlerce kişiyle yaptıkları görüşmelerde hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere karşı yaygın bir düşmanlık olduğunu ve sosyalist bir alternatife yönelik ilginin arttığını gözlemlediler.
Saldırganın polis ve katılımcılar tarafından saatler önce bir tehdit olarak tanımlanmasına rağmen nasıl olup da bir tüfekle çatıya tırmanıp Trump’ı nispeten kısa bir mesafeden vurabildiğine dair makul bir açıklama yapılmadı.
Egemen sınıfın en büyük korkusu, ABD’de eşi görülmemiş bir siyasi krizin patlak vermesinin şirketler Amerika’sına karşı toplumsal muhalefetin büyümesini teşvik etmekle kalmayıp, işçi sınıfına şirketlerin kontrolündeki tüm iki partili sistemden kurtulmak için bir fırsat vermesidir.
İmzalar, kapitalist partilere karşı sosyalist, savaş karşıtı ve anti-kapitalist bir alternatif için işçiler ve gençler arasındaki geniş duyarlılığın bir ifadesidir.
Saldırının kaynağı ne olursa olsun, kesin olan bir şey var: Bu saldırı tüm siyaset kurumunun daha da keskin bir şekilde sağa kaymasına yol açacaktır.