Syriza’nın sınıfsal karakterinin analizine dayanan DEUK, bu partinin verdiği sözlerden hızla geri döneceği ve Yunanistan’ın alacaklılarının talep ettiği kemer sıkma politikalarını dayatarak sağcı ve faşizan güçlerin kuvvetlenmesine yol açacağı uyarısında bulundu.
Şu ana kadar sadece 104 kişi kurtarıldı ve Pilos’un yaklaşık 50 mil (80 km) güneybatısında battığında teknede 750 kadar kişinin olabileceği belirtiliyor.
Uluslararası işçi sınıfı açısından stratejik bir deneyim oluşturan Syriza’nın sicili, dünyanın dört bir yanındaki sahte sol eğilimlerin, kapitalizm yanlısı partileri hükümete getirerek anlamlı bir değişim yaratılabileceği iddialarının iflasını göstermektedir.
Yunanistan’da bugün yapılacak genel seçimler, on yılı aşkın bir süredir devam eden kemer sıkma politikaları nedeniyle toplumsal konumu sarsılan işçi sınıfının kitlesel hoşnutsuzluğu karşısında siyasi partilerin krizde olduğu bir ortamda düzenleniyor.
Yunanistan tarihinin en büyük tren faciasında en az 57 kişi hayatını kaybetti, birçok kişiden ise hâlâ haber alınamıyor. Oysa kesintiler ve gerekli teknolojinin uygulanmaması sonucunda ciddi bir kazanın meydana gelebileceğine dair pek çok uyarı yapılmıştı.
Faşistler henüz bir kitle hareketine sahip değiller. Ancak işçi sınıfının bağımsız bir siyasi hareketi ile onlara karşı mücadele edilmezse, etkilerini artırma tehlikesi oldukça büyüktür.
Büyük bir yangın, Moria göçmen kampını büyük ölçüde yok etti. Ege Denizi’nin doğusundaki Midilli adasında bulunan kamp, Avrupa Birliği içindeki en büyük kamptı.
Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri gibi, Syriza da kapitalizme karşı değildir ve işçi sınıfının kapitalist egemenliğe karşı herhangi bir mücadelesine önderlik veya bu mücadelelere katılmak gibi bir niyeti yoktur.
Syriza, kökeni, siyasi bileşimi ve politikalarıyla, “umut” ve “değişim” vaat ederek iktidara gelip ardından kemer sıkma ve savaş politikaları uygulayan, aralarında ABD Başkanı Barack Obama’nın yönetimindeki Demokratların da olduğu çok sayıda burjuva partiden biridir.