|
Tarih Sanat Eleştirisi Polemikler Bilim Bildiriler Röportajlar Okur Mektupları DSWS Hakkında DİĞER DİLLER ANA BAŞLIKLAR Asyada tsunami: neden hiçbir uyarı yapılmadı Mehring Bookstan yeni bir kitap: Amerikan Demokrasisinin Krizi: 2000 ve 2004 Başkanlık seçimleri |
DSWS : DSWS/TR : Tarih : Vadim Z. Rogovin
Felsefeci ve Marksist Avner Zis'in anısınaAşağıdaki anma yazısı, Marksist bir tarihçi ve 1920'lerde ve 1930'larda Sovyetler Birliği'ndeki Stalinizme karşı sosyalist muhalefetle ilgili yedi ciltlik kitap dizisinin yazarı olan Vadim Zakaroviç Rogovin tarafından kaleme alındı. Rogovin, Avustralya'da, Britanya'da, Almanya'da ve Amerika Birleşik Devletleri'nde Stalinizme karşı Trotskist hareketin verdiği mücadelelerle ilgili konferanslar verdi. Rogovin, 1998 yılında, yani bu yazıyı yazdıktan bir yıl sonra kansere yenik düştü ve aramızdan ayrıldı. Zis'in ölümünün 6. yıl dönümünde bu yazının Türkçe çevirisini DSWS'nin Türkçe bölümünün okurlarına Zis'i ve Rogovin'i tanıtabilmek amacıyla yayınlıyoruz. Yaşlı Sovyet felsefecisi Avner Yakovleviç Zis, geçirdiği ciddi rahatsızlığın ardından, 5 Eylül 1997'de öldü. 50 yıllık akademik faaliyeti süresince, A. Zis, estetiğin sorunları ve sanat teorisi üzerine 500'den fazla makale ve 20 civarında monografi yayınladı. Zis, haklı olarak, bu bilim dalındaki en önde gelen Sovyet uzmanı olarak kabul ediliyordu. Çalışmaları 15 dile çevrildi ve bütün dünyada yaygın bir biçimde tanınır hale geldi. Avner Zis, Sovyet konferansçılarının en iyilerinden biriydi. Onun konferansları ve bildirileri derin bilgeliği, berraklığı, doğruluğu ve parlak bir biçimde sunuluşu ile ayırt edilirdi ve bu konferans ve bildiriler ülkemizin her bölgesindeki, on binlerce eski öğrencisi tarafından minnetle hatırlanmaktadır. Zis, onun insani ve ahlâki niteliklerini bilen herkesi kendisine çekti. Konuşmalarının yüksek kültürel düzeyi ile, çevresindeki insanlara gösterdiği özenle, başka insanların düşüncelerine olan nezaketi ve sabrıyla ve dostlarının yardımına koşmaya her an hazır oluşuyla tanınırdı. Zis, genç öğrencilerin eğitimine çok dikkat ederdi. Günümüzde yüzlerce felsefe doktoru -bu satırların yazarı da dahil olmak üzere - kendisini onun öğrencisi olarak görmektedir. Stalinizm ve post-Stalinizmin zorlu yıllarında Zis, dogmatik ya da çarpıtılmış Marksizm yerine yaratıcı Marksizme olan bağlılığını sürdürdü. Sovyet entelejansiyasının, Gorbaçov'un "perestroyka" ve Yeltsin'in "reform" döneminde temel ideolojik pozisyonlarından vazgeçmeyen az sayıdaki üyesinden biriydi. 1990'ların ortasında yayınlanan son kitaplarından birinin önsözünde gururla, bu kitabın, daha önceki kitapları gibi, Marksist geleneğin içinde kalınarak yazıldığını belirtti. Ne kişisel yaşamı, ne de akademik yaşamı kolay olmadı. İlkelerine bağlılığı nedeniyle sıkça, yüksek yerlerde bulunan insanların ideolojik iftiralarına uğradı. Onu defalarca "Trotskizmle", "revizyonizmle" ve "burjuva milliyetçiliğiyle" suçladılar. Yıllarca, hatta on yıllarca yazdıklarını basmayı reddettiler. Ve kendisini - bazı tesadüfi durumlardan söz etmezsek - sadece olağanüstü zekası ve sahte suçlama ve saldırıları karşılama yeteneği ile pek çok Marksist arkadaşının yaşadığı trajik kaderden sakınabildi. Avner Zis'in yaklaşık olarak 40 yıl boyunca arkadaşı olma şansına sahip oldum. Yaşamımın ilk aşamalarında bana verdiği desteği ya da bireysel olarak zor durumda kaldığımda verdiği bilgece tavsiyeleri hiçbir zaman unutmayacağım. Son yıllarda A. Y. Zis ile Trotskizm ve Dördüncü Enternasyonal hakkında bir çok kez konuştuk. Bu konulara yönelik çok canlı bir ilgisi vardı ve 1994'de DEUK'ne SSCB'de Trotskizmin yazgısı ile ilgili çok sayıda değerli düşünceler içeren bir mektup gönderdi. Dördüncü Enternasyonal'in Uluslararası Komitesi üyeleri her Moskova'ya gelişlerinde Zis'le buluşur ve onunla Marksizmin teorik sorunları üzerine uzun tartışmalar yaparlardı. Bu türden sohbetlerin, 10-11 Mayıs 1997'de yapılan en sonuncusunun üzerinden fazla zaman geçmedi. Onu tanıyan insanların zihninde Zis teorik dürüstlüğün, yüksek insan sevgisinin, berrak yeteneğin ve yürekten cömertliğin bir örneği olarak sonsuza dek yaşayacak.
Telif Hakkı 1998-2008 Dünya Sosyalist Web Sitesi Bütün hakları saklıdır |